Podcast

Dinle

Marmara Belediyeler Birliği × Superpool

[Görsev Argın Uz ve Beyza Gürdoğan]

Marmara Belediyeler Birliği, Superpool ve Global Designing Cities Initiative işbirliğiyle yürütülen Sokaklar Dönüşüyor, belediyelerin sokakları çocuklar ve yayalar için yeniden düşünmesini sağlayan uygulama odaklı bir öğrenme programı. Görsev Argın Uz ve Beyza Gürdoğan ile küçük bir saha denemesinden bölgesel bir işbirliği modeline uzanan süreci konuşuyoruz.

Bir sokağın geleceğini, kalıcı ve maliyetli bir uygulamadan önce boya, saksı ve taşınabilir kent mobilyalarıyla sınamak mümkün mü? Sokaklar Dönüşüyor programı bu sorudan hareketle belediye ekiplerini eğitim, veri toplama, tasarım atölyeleri ve prova uygulamalarında bir araya getiriyor. Amaç yalnızca bir alanı dönüştürmek değil; belediyelerin farklı birimleri, farklı ölçeklerdeki yerel yönetimler ve uzmanlar arasında kalıcı bir öğrenme ağı kurmak.

Creative Collaborations’ın bu bölümünde Marmara Belediyeler Birliği Eğitim ve Projeler Müdürü Görsev Argın Uz ile Superpool’dan mimar ve kentsel tasarımcı Beyza Gürdoğan’la konuşuyoruz. İkili, Superpool’un Maltepe’deki ilk denemelerinden 2022’de başlayan Sokaklar Dönüşüyor’a uzanan ortaklığın nasıl geliştiğini; tasarımcının geri çekilip belediyeye alan açmasını ve hızlı, görünür sonuçların kurumları nasıl harekete geçirdiğini anlatıyor.

CC: Önce kurumlarınızı ve çalışma alanlarınızı tanıyabilir miyiz?

Görsev: Marmara Belediyeler Birliği, 1975’te kurulmuş bölgesel bir belediyeler birliği. Marmara Bölgesi’ndeki 190’ı aşkın üye belediyenin kapasitesini, vizyonunu ve uluslararası görünürlüğünü geliştirmek için çalışıyor; sürdürülebilir kentler için farklı alanlarda programlar yürütüyor.

Ben şehir ve bölge planlama eğitimi aldım; kentsel tasarım alanında yüksek lisans, şehir ve bölge planlama alanında doktora yaptım. Akademik çalışmalarımda yürüme, flanörlük ve yeni mobil teknolojilerin kentteki yürüme deneyimine etkisi üzerine çalıştım. MBB’de Eğitim ve Projeler Müdürü ve Yerel Yönetim Akademisi Direktörü olarak görev yapıyorum. Rolümü çoğunlukla belediyelerle farklı uzmanlıkları buluşturan bir kolaylaştırıcılık olarak görüyorum.

Beyza: Superpool, sosyal bilimciler, mimarlar, kentsel ve endüstriyel tasarımcılardan oluşan, araştırma tabanlı ve multidisipliner bir mimarlık ofisi. Kamusal alan üzerine çalışıyoruz. İstanbul ve Kopenhag’da faaliyet gösteriyoruz.

Ben mimarlık lisansının ardından kentsel tasarım yüksek lisansı yaptım. Öğrencilik yıllarımdan beri Superpool’la çalışıyorum. Kent95 programı kapsamında kente çocukların, bebeklerin ve bakım verenlerin gözünden baktığımızda neleri değiştirebileceğimizi araştırıyoruz. Ben özellikle çocuk dostu ve çocuk öncelikli sokak dönüşümleri üzerine çalışıyorum.

CC: MBB ile Superpool’un yolları nasıl kesişti?

Beyza: Superpool olarak Kent95 kapsamında taktiksel şehircilik yöntemini denemek istiyorduk. 2019’da Maltepe Belediyesiyle Zümrütevler’de ilk prova uygulamalarından birini yaptık. Bu süreçte güvenli ve kapsayıcı sokak tasarımı üzerine çalışan Global Designing Cities Initiative, yani GDCI ile tanıştık. GDCI’dan Hayrettin Günç’ün mentorluğu, yöntemi Türkiye’de geliştirmemizde önemli bir rol oynadı.

Maltepe’de ikinci bir alan üzerinde çalışırken bir uygulama haftası düzenledik. MBB’yi davet ederek programı bölgedeki belediyelere açtık. Katılımcılar önce yöntemin teorisini dinledi, ardından sahaya çıkıp alanı birlikte boyadı. Bu önemliydi; çünkü düşük maliyetli ve uygulanabilir bir dönüşüme görmeden inanmak zor olabiliyor.

Görsev: Bir günlük programa kırkı aşkın belediyeden yaklaşık yetmiş kişi katıldı. Taktiksel şehirciliği sunumdan dinlemekle kalmayıp doğrudan deneyimlediler. Ardından sokaklarını dönüştürmek isteyen belediyelerden çok sayıda talep aldık. Bu ilgi, MBB, Superpool ve GDCI olarak daha kapsamlı bir destek programı geliştirmemizi sağladı.

Gebze'de dönüşüm öncesi, park etmiş araçlarla dolu sokak
Aynı sokak dönüşümün ardından renkli zemin ve oturma alanlarıyla
Fotoğraf: Emre Dörter

CC: İlk ortak uygulamalarınız nasıl gerçekleşti?

Görsev: Başlangıçta iki belediye seçtik. Tekirdağ ve Kocaeli’nde yaptığımız uygulamalarda MBB ekibi ilk kez doğrudan sahaya indi. Superpool’un deneyimi vardı; biz belediyelerle birlikte uygulamanın koordinasyonunu, saha iletişimini ve karşılaşılan pratik sorunları çözmeyi öğrendik. Bazen boya bitti, bazen gerekli trafik elemanını bulmak için kentte arayışa çıktık. Ortaklık, masa başında tanımlanan görevlerden çok sahada birlikte çalışırken şekillendi.

Beyza: O iki uygulama, farklı kurumların gerçekten nasıl birlikte çalıştığını görmemizi sağladı. Nerede zorlandığımızı, hangi çözümün işlediğini ve belediye içinde değişimi taşıyabilecek kişilerin kimler olduğunu öğrendik. Bir sonraki aşamada Superpool’un her projeyi doğrudan tasarladığı modelden uzaklaşıp, deneyimi belediye ekiplerine aktaran bir öğrenme programına geçtik.

CC: Sokaklar Dönüşüyor nasıl bir öğrenme modeline dönüştü?

Görsev: Programı bir mimarlık fakültesinin stüdyosu gibi kurgulamak istedik. Belediyeler yalnızca teknik destek alan kurumlar değil, aynı masada birbirinden öğrenen ekipler olsun dedik. Büyükşehir ve ilçe belediyelerini, farklı siyasi partilere mensup yerel yönetimleri bir araya getirdik. İlk geniş grupta sekiz belediye seçtik. Başta yarısının uygulamaya geçmesini başarı sayıyorduk; sonunda sekizinin de kendi sokağını dönüştürdüğü bir dönem yaşadık.

Beyza: İlk uygulamadan gelen fotoğraflar ortak iletişim grubunda paylaşılınca tatlı bir hareket başladı. Diğer ekipler de kendi uygulamalarını tamamlamak için motive oldu. Her belediye başka bir alan, desen, renk ve çözüm geliştirdi. Program tek bir tasarımı çoğaltmak yerine yöntemi paylaşarak yerel sonuçların ortaya çıkmasını sağladı.

Görsev: Süreç çevrim içi eğitimlerle başlıyor. Ardından belediye ekipleri sahada veri topluyor; yüz yüze atölyelerde tasarımlarını geliştirip eleştiri alıyor. Uygulama sonrasında tekrar buluşarak neyin iyi gittiğini, nerede zorlandıklarını ve hangi çözümü bulduklarını birbirleriyle paylaşıyorlar. Bu döngü, yapılan sokak kadar belediyelerin çalışma kapasitesini de dönüştürüyor.

CC: Taktiksel şehircilik ya da “prova uygulama” ne anlama geliyor?

Beyza: Biz “aşamalı tasarım” ve “prova uygulama” ifadelerini tercih ediyoruz. Kamusal alanda kalıcı bir düzenleme yapmadan önce, öneriyi altı ay ya da bir yıl boyunca düşük maliyetli ve değiştirilebilir malzemelerle deniyoruz. Boya, taşınabilir kent mobilyaları ve saksıdaki ağaçlar kullanılabiliyor. Uygulamadan önce alan gözlemleniyor ve veri toplanıyor; prova sırasında aynı çalışmalar tekrarlanarak öncesiyle sonrası karşılaştırılıyor.

Bu yöntem, neyin çalışıp neyin çalışmadığını kalıcı yatırımdan önce görmemizi sağlıyor. İnsanlar araçların çekildiği bir sokağın başka türlü kullanılabileceğini hayal etmekte zorlanabiliyor. Prova bu ihtimali deneyimletiyor. Başlangıçta karşı çıkan bir kişinin bir süre sonra yeni bankta oturduğunu, hatta belediyeden daha fazla bank istediğini görebiliyoruz.

Görsev: Çocuklar küçük bir müdahaleyle alanı hemen oyun alanına çevirebiliyor. Güvenliği sağladığınızda kendi kullanımlarını kuruyorlar. Yetişkinlerde ise deneyim daha belirleyici. Programın hedefi her sokağı bütünüyle yayalaştırmak değil; araçlarla insanlar ve diğer canlılar arasında paylaşılan alanı daha adil biçimde dağıtmak.

CC: Program büyüdükçe kurumların rolleri nasıl değişti?

Beyza: İlk aşamada Superpool tasarımı yapan ve belediyeyle birlikte sahada uygulayan ekipti. Sonra eğitimci ve mentor rolüne geçtik. Veri toplama, sokak geometrisi ve tasarım konusunda bilgiyi aktarıyor; belediye ekiplerinin kendi çözümlerini üretmesine alan açıyoruz. Bir tasarımcı olarak kendimizi geri çekmeyi de öğrendik.

Bizim için güvenlik ve sokak geometrisi vazgeçilmez. Dönüş yarıçapları, yol genişliği ve oyun alanı güvenliği doğru çözülmeli. Ancak kullanılacak bankın modeli, renkler ya da desenler belediyenin koşullarına ve kararına göre değişebilir. Superpool olarak yan yana getirmeyeceğimiz renkler seçilse bile bunun o ekibin ve yerin tasarımı olduğunu kabul ediyoruz.

Görsev: MBB’nin rolü başından beri buluşturmak ve kolaylaştırmak. Superpool ile GDCI’ın teknik bilgisini belediyelerle bir araya getiriyor, öğrenme programını ve kurumlar arası iletişimi yürütüyoruz. Program büyüdükçe bizim ekibimiz ve sorumluluklarımız da genişledi. Ancak değişmeyen şey, çözümü belediyeyle birlikte üretme yaklaşımı.

CC: Belediyelerin farklı birimlerini ve farklı ölçeklerdeki kurumları bir araya getirmek neden önemli?

Görsev: Bir sokak dönüşümü ulaşım, park ve bahçeler, fen işleri, şehir planlama, sosyal hizmetler ve iletişim gibi birçok birimi ilgilendiriyor. Değişimi yaratacak ekibi tek bir departmandan kuramazsınız. İlçe ile büyükşehirin de aynı masada konuşabilmesi gerekiyor. Çoğu zaman sahadaki sorunun cevabı bizde değil; başka bir belediyenin uygulama deneyiminde bulunuyor.

Beyza: Yüz yüze atölyelerde bir takım ruhu oluşuyor. Ekipler yalnızca kendi projelerini değil, diğer belediyelerin zorluklarını da düşünmeye başlıyor. Benzer bir sorun yaşamış belediyeleri mentor programında eşleştiriyoruz. Bir kurumun geliştirdiği pratik çözüm başkasının önünü açabiliyor. Programın önemli ritüellerinden biri bu sürekli eşleştirme ve karşılıklı öğrenme hâli.

Görsev Argın Uz ve Beyza Gürdoğan Malkara'da
Dönüştürülmüş sokakta oyun oynayan çocuklar

CC: Sahada dirençle karşılaştığınızda nasıl ilerliyorsunuz?

Görsev: Veri toplamaya çıkan bir belediye ekibi, mahalle sakinlerinden “Burası zaten kötü işliyor, hiçbir şey yapmayın” tepkisini alabiliyor. Ekip de seçtiği alana olan inancını kaybedebiliyor. Böyle anlarda, o alanın tam da kötü işlediği için doğru bir seçim olduğunu yeniden konuşuyoruz. Bazen günübirlik küçük bir deneme, yalnızca mahallelinin değil uygulamayı yapacak ekibin de dönüşümün mümkün olduğuna inanmasını sağlıyor.

Beyza: Her belediyenin başına farklı bir şey geliyor. Sorun ortaya çıktığında hızlıca birebir görüşüyor, ekibi daha önce benzer durum yaşamış bir belediyeyle buluşturuyoruz. Katı bir reçete yerine sürece uyarlanan yöntemler geliştiriyoruz. Ortaklığın gücü, farklı ekiplerin bir araya geldiğinde mutlaka bir çözüm arayacağını bilmekten geliyor.

CC: Bu işbirliğindeki temel motivasyonunuz nedir?

Beyza: Olmaz denilen bir şeyin küçük ve hızlı bir müdahaleyle değişebildiğini görmek beni umutlandırıyor. Bürokratik süreçlerin içinde bile kısa sürede görünür bir dönüşüm gerçekleşebiliyor. Program büyüdükçe daha fazla yere ulaşmak ve yönteme duyulan ilginin arttığını görmek de bu motivasyonu güçlendiriyor.

Görsev: Belediyelerle çalıştığınızda verdiğiniz emeğin etkisi çok sayıda kişiye ulaşabiliyor. Bir ay içinde bir sokak dönüşüyor ve sonucunu doğrudan görüyorsunuz. Üstelik söz konusu çocuklarsa on yıllar sonrasını bekleyemeyiz. Çocuklar kentin yalnızca gelecekteki sakinleri değil, bugünkü paydaşları. Onlar için şimdi bir şey yapmamız gerekiyor.

MBB’nin arşivinde 1970’lerin sonlarında yapılan günübirlik trafik kısıtlama ve sokak kapatma denemelerini gördük. O dönemde geçici olarak denenen bazı yerlerin yıllar sonra kalıcı biçimde yayalaştığını fark etmek öğreticiydi. Bugün kurduğumuz hayallerin de uzun vadede kentin gündelik gerçeğine dönüşebileceğini düşündürüyor.

CC: Kurumlar arası iletişimde en çok ne öğrendiniz?

Görsev: Kamu kurumu, tasarım ofisi, uluslararası girişim ve belediyelerin bir arada olduğu bir yapıda samimi iletişimin ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Hiyerarşik bir yerden talimat vermek yerine ortak bir mesele etrafında aynı masaya oturduğumuzda bürokratik engellere çok daha hızlı çözüm üretebiliyoruz. Programın ruhu, yalnızca belirli aralıklarla raporlanan resmî bir proje olmaktan çok sürekli konuşulan ve birlikte geliştirilen bir süreç.

Beyza: Ben bunu bir takım ya da oyun arkadaşlığı gibi hissediyorum. Ciddi bir iş yapıyoruz ama oyuna katılanlar her dönem değişiyor; her yeni belediye başka bir merak getiriyor. Ortak noktamız çözüm odaklı olmak. Güven ve samimiyet arttıkça işbirliği daha keyifli hâle geliyor, iş bazen oyuna dönüşüyor.

CC: Bir prova uygulamasının başarıya ulaştığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beyza: Başarı yalnızca sokağın boyanması ya da açılış yapılması değil. Uygulama öncesi ve sonrasında toplanan veriye, alanın nasıl kullanıldığına ve tasarımın kalıcı dönüşüme nasıl yön verdiğine bakıyoruz. Bazen bir belediye uygulamayı planlanan tarihte tamamlayamıyor ama kendi stratejik planına okul sokağı ya da oyun sokağı hedefi ekliyor; sorumlu birimleri tanımlıyor. Bunu başarısızlık olarak görmüyoruz çünkü kurumun çalışma biçiminde kalıcı bir değişim oluşuyor.

Görsev: Küçük bir saha denemesi ulaşım ana planına, güvenli okul bölgesi yaklaşımına ya da belediyenin politika belgelerine girebiliyor. Programın etkisi yalnızca dönüştürülen metrekareyle ölçülemiyor. Belediyede farklı birimlerin ilk kez birlikte çalışması ve sonraki projeler için ortak bir dil geliştirmesi de önemli bir sonuç.

CC: Sokaklar Dönüşüyor’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Görsev: Nihai hedef prova uygulamalarını kalıcı dönüşümlere taşımak. Yalnızca asfalt üzerindeki boya ile yetinmeyip gerektiğinde asfaltın söküldüğü, iklime duyarlı ve daha kapsayıcı sokaklar görmek istiyoruz. Programın bütün Marmara’ya yayılması ve belediyelerin kalıcı uygulamalarına finansal destek sağlayabilecek daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması da hedeflerimiz arasında.

Beyza: Tek bir sokak, mahalle ve kent ölçeğinde bakıldığında çok küçük görünebilir. Ancak küçük bir uygulamanın başka belediyelere, planlara ve yönetmeliklere yayılan etkisini gördük. Sokaklar kadar sokaktan beklentilerimizin de dönüşmesi gerekiyor. Biz yöntemi açık biçimde paylaşmayı ve belediyelerin kendi çözümlerini üretmesine destek olmayı sürdürmek istiyoruz.