Yaratıcı işbirliklerinin ardındaki hikâyeleri, üretim süreçlerini ve ilişki dinamiklerini keşfederek paylaşır.
GRIYER
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, GRIYER’in kurucu ortakları Eslem Serra Özen ve Mehmet Akif Sarı ile mimarlık ve medya arakesitinde gelişen ortak üretim pratiklerini konuşuyoruz. Mimarlık öğrencisiyken başlayan arkadaşlıklarının, birbirlerinin farklı becerilerine alan açtıkları bir üretim ilişkisine ve zamanla GRIYER’e nasıl dönüştüğünün izini sürüyoruz. Mimari fotoğraf ve film prodüksiyonundan kampanya tasarımına, dijital stratejiden enstalasyonlara uzanan pratikleri üzerinden, mimarlığın kendine özgü dilinin medya aracılığıyla nasıl görünür kılınabileceğine bakıyoruz.
Eslem ve Mehmet Akif ile farklı düşünme biçimlerini aynılaştırmadan birlikte üretmeyi; rol paylaşımı, karar verme, araştırma ve anlatı arasındaki ilişki üzerinden ele alıyoruz. Ortak üretimin sunduğu farklı perspektiflerin yanı sıra beraberinde getirdiği karar yorgunluğunu ve projeye göre genişleyen yaratıcı ekiplerin çalışma biçimlerini konuşuyoruz. RITES ve Waste into Renewal projeleri üzerinden ise farklı disiplinlerin ortak bir yaratıcı çerçevede nasıl buluşabildiğini inceliyoruz.
Notes of a Raindrop
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, sanatçı Eli Bensusan ve müzisyen Arad Musosoğlu ile Notes of a Raindrop projesinin ortaya çıkışını ve birlikte üretme süreçlerini konuşuyoruz. Bir damlanın doğumundan dönüşümüne uzanan hikâyeyle başlayan proje, Eli’nin geliştirdiği görsel ve metinsel dünyanın Arad’ın ses pratiğiyle buluşmasıyla farklı mecralara yayılan bir anlatıya dönüşüyor.
Eli ve Arad ile Notes of a Raindrop’un nasıl ortaya çıktığını, iki farklı pratiğin proje içinde nasıl bir araya geldiğini ve birlikte çalışırken birbirlerine nasıl alan açtıklarını konuşuyoruz. Sergiden albüme ve Dante ve Istakoz tarafından yayımlanan kitaba uzanan süreç üzerinden, bir fikrin görsel, metinsel ve işitsel biçimler arasında nasıl dönüşebildiğine ve her yeni karşılaşmanın projeye nasıl başka bir katman eklediğine bakıyoruz.
Gelgit
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Gözde İlkin’in ArtSümer’de gerçekleşen solo sergisi Gelgit etrafında gelişen işbirliğini sanatçı Gözde İlkin ve serginin küratörü Zehra Begüm Kışla ile konuşuyoruz. Birlikte düşünülen, geliştirilen ve katmanlar hâlinde şekillenen Gelgit; akışkan formlar, katlanan kumaşlar ve çoğalan benlikler üzerinden maddenin hareketini araştırıyor. Gözde’nin pratiğinde kumaş, kökler, kumullar, hayvanlar ve taşlar ise düşüncenin aktif parçaları olarak üretime dahil oluyor.
Gözde ve Begüm ile serginin kavramsal çerçevesinin ve üretim sürecinin sanatçı-küratör diyaloğu içinde nasıl şekillendiğini konuşuyoruz. Fikirlerin karşılıklı olarak nasıl geliştiğine, sanatsal ve küratöryel kararların birbirini nasıl etkilediğine ve birlikte çalışmanın serginin nihai formunu nasıl dönüştürdüğüne bakıyoruz.
border_less ArtBook Days × SALT
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, border_less ArtBook Days’in kurucu ortaklarından sanatçı Huo RF ve SALT Kütüphane ve Arşiv Yöneticisi Sezin Romi ile bir araya geliyoruz. 2019’da başlayan border_less ArtBook Days, sanatçı yayınları, bağımsız yayıncılar ve sanat kitapları etrafında farklı üreticileri ve okurları buluşturan bir platform. SALT ise araştırma, arşiv ve kütüphane çalışmalarıyla sanat ve kültür alanında bilgi üretimine ve kaynakların erişime açılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.
Huo RF ve Sezin ile border_less ArtBook Days’in SALT Galata’da gerçekleşen edisyonu üzerinden iki yapının nasıl bir araya geldiğini ve bu işbirliğinin nasıl şekillendiğini konuşuyoruz. Sanat yayıncılığı ile arşiv arasındaki ilişkiden bağımsız üretimlerin dolaşıma ve erişime açılmasına uzanarak, farklı kurumsal yapılara ve çalışma biçimlerine sahip iki oluşumun ortak bir program etrafında nasıl çalıştığına bakıyoruz.
Garp Sessions
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Garp Sessions’ın kurucuları Deniz Kırkalı ve Ayşe İdil İdil ile bir araya geliyoruz. Küratör ve yazar Deniz Kırkalı ile sanatçı Ayşe İdil İdil’in 2019’da kurduğu Garp Sessions, Babakale’de uluslararası sanatçıları, araştırmacıları ve düşünürleri bir araya getiren bir misafir sanatçı ve araştırma programı. Üretim beklentisinden ziyade kolektif öğrenmeye, düşünmeye ve zaman paylaşmaya alan açan program, yerel bağlam ve disiplinlerarası karşılaşmalar etrafında şekilleniyor.
Deniz ve İdil ile Garp Sessions’ın nasıl ortaya çıktığını ve üretim odaklı olmayan bir programı nasıl kurguladıklarını konuşuyoruz. Her yıl belirlenen temalar etrafında gelişen atölyeler, okumalar ve kolektif yemekler üzerinden birlikte düşünmenin ve öğrenmenin farklı biçimlerine; çıktı üretme baskısının olmadığı bir ortamda karşılaşmaların, ilişkilerin ve ortak düşüncenin nasıl gelişebildiğine bakıyoruz.
Pley Studio
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Pley Studio’nun kurucu ortakları Lara Divriş ve Efe Barayda Tunca ile bir araya geliyoruz. Oyunsallığı bir tasarım yöntemi olarak ele alan Pley Studio, açık uçlu keşif fikrinden yola çıkarak ürün geliştirme, atölye ve yaratıcı süreçler üzerinden tasarımı daha deneysel ve katılımcı bir alana taşıyor.
Lara ve Efe ile Pley Studio’nun kuruluşundan başlayarak oyunun yalnızca bir araç değil, düşünme ve üretme biçimi olarak pratiklerindeki yerini konuşuyoruz. Homo Ludens fikrinden beslenen yaklaşımları üzerinden merakın, denemenin ve açık uçlu süreçlerin tasarımı nasıl şekillendirdiğine; oyunsallığın bireysel ve kolektif üretim için nasıl alan açabildiğine bakıyoruz.
Postane: Bir Bina Arkeolojisi
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Postane: Bir Bina Arkeolojisi kitabının yazarları Liana Kuyumcuyan ve Murat Tülek ile bir araya geliyoruz. Mimarlık, araştırma ve yazı pratiklerini buluşturan kitap, Postane’yi yalnızca tarihsel ve teknik özellikleriyle değil; zaman içindeki kullanımları, dönüşümleri ve İstanbul’la kurduğu ilişki üzerinden ele alıyor. Böylece yapı, kentin farklı dönemlerini ve bu dönemlerin gündelik yaşamını okumak için bir merceğe dönüşüyor.
Liana ve Murat ile kitabın araştırma ve yazım sürecini, farklı bilgi ve kaynakları bir araya getirme yöntemlerini ve iki yazarlı bir çalışmada editoryal kararların nasıl şekillendiğini konuşuyoruz. Ortak üretim süreçlerinin kitabın yapısını ve anlatısını nasıl belirlediğine bakarken, bir yapının mimari tarihini toplumsal ve kentsel katmanlarıyla birlikte anlatmanın yollarını ele alıyoruz.
Salon Alper Derinboğaz × Reflect Studio
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Reflect Studio ve Salon Alper Derinboğaz’ın uzun soluklu işbirliğini Ece Altunmaral ve Alper Derinboğaz ile konuşuyoruz. Reflect Studio, hikâye, tasarım ve işbirliğini giyilebilir ürünler üzerinden bir araya getirirken; Salon Alper Derinboğaz mimarlık, araştırma ve tasarımı farklı ölçeklerde buluşturan bir pratik yürütüyor.
Ece ve Alper ile iki pratiğin nasıl bir araya geldiğini ve giyilebilir ürünlerden retail mekânlarına uzanan işbirliklerinin zaman içinde nasıl geliştiğini konuşuyoruz. Ürünle kurulan fiziksel temasın mekânsal bir deneyime nasıl dönüştüğüne; beden, ürün ve mimarlık ölçeklerinin nasıl birlikte düşünülebildiğine ve mağazanın bir satış noktasının ötesinde karşılaşma ve deneyim alanı olarak nasıl kurgulandığına bakıyoruz.
PostOfis
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, PostOfis’in kurucu ortakları Serçin Çabuk ve Ufuk Barış Mutlu ile bir araya geliyoruz. Görsel iletişim tasarımı ve dijital kolaj alanında çalışan Serçin ile hareket ve ışık odaklı medya sanatı pratiğini tasarım deneyimiyle buluşturan Ufuk, bireysel üretimlerini 2023’te kurdukları PostOfis çatısı altında bir araya getiriyor. PostOfis, ticari tasarım ile sanatsal üretim arasında konumlanarak araştırma, deneme ve disiplinlerarası temaslar üzerinden ilerliyor.
Serçin ve Ufuk ile yollarının nasıl kesiştiğini ve bireysel pratiklerinin zaman içinde nasıl kolektif bir yapıya dönüştüğünü konuşuyoruz. Dijital ve fiziksel üretim arasındaki ilişkiden marka, yayın ve sanat projeleri arasında değişen rollerine uzanarak, farklı üretim biçimlerinin aynı yapı içinde nasıl bir arada var olabildiğine ve birlikte çalışırken birbirlerine nasıl alan açtıklarına bakıyoruz.
Marmara Belediyeler Birliği × Superpool
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Marmara Belediyeler Birliği ve Superpool’un Sokaklar Dönüşüyor projesindeki işbirliğini Görsev Argın Uz ve Beyza Gürdoğan ile konuşuyoruz. Şehir plancısı ve kentsel tasarımcı Görsev, Marmara Belediyeler Birliği’nde uygulama ve öğrenme odaklı programlar geliştirirken; mimar ve kentsel tasarımcı Beyza, Superpool bünyesinde çocuklar ve bakım verenlerin ihtiyaçlarını önceleyen, yürünebilir, güvenli ve iklim duyarlı kamusal alanlar üzerine çalışıyor.
Görsev ve Beyza ile Sokaklar Dönüşüyor projesinin ortaya çıkışından sahadaki uygulamalarına uzanan süreci ve iki kurum arasında kurulan işbirliği modelini konuşuyoruz. Tasarım ve yerel yönetim politikaları arasında nasıl köprü kurulduğuna; öğrenme programlarının ve küçük ölçekli müdahalelerin daha insan odaklı sokaklar ve kamusal alanlar yaratmadaki rolüne bakıyoruz.
Studio Nesne
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Studio Nesne’nin kurucu ortakları Deniz Pamir Ceyhan ve Eliz Ezer ile bir araya geliyoruz. Üniversite yıllarında başlayan ortak üretimlerini 2023’te İstanbul’da kurdukları Studio Nesne’ye taşıyan ikili, farklı nesneleri işlevsel ya da estetik açıdan dönüştürerek yeniden yorumluyor. Metal işçiliğini farklı malzeme ve nesnelerle buluşturan stüdyo, zanaat bilgisini çağdaş bir tasarım diliyle ele alıyor.
Deniz ve Eliz ile üniversiteden Studio Nesne’ye uzanan süreçlerini, nesneyi dönüştürme fikrinin pratiklerinin merkezine nasıl yerleştiğini ve metal işçiliğiyle kurdukları ilişkiyi konuşuyoruz. Zanaatkârlardan öğrenilen bilgi ve geleneksel tekniklerden ortak üretimdeki rol paylaşımlarına uzanarak, birlikte çalışmanın Studio Nesne’nin tasarım ve üretim süreçlerini nasıl şekillendirdiğine bakıyoruz.
Markus
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Markus’un kurucu ortakları Emirhan Paralı ve Sinan Büdeyri ile bir araya geliyoruz. Wondercats ile başlayan ortak üretimlerini Markus’a taşıyan ikili, gastronomiyi ateş, malzeme, teknik ve sezgi etrafında şekillenen bir üretim pratiği olarak ele alıyor. Odun ateşi, tütsüleme ve yavaş pişirme gibi yöntemlerle çalışan Markus, malzemenin karakterini koruyan, yalın ve güçlü bir mutfak dili geliştiriyor.
Emirhan ve Sinan ile Wondercats’ten Markus’a uzanan birlikte üretme süreçlerini ve gastronomide ortak bir dil kurmanın dinamiklerini konuşuyoruz. Menü ve malzeme seçiminden pişirme teknikleri ve servise uzanan süreçte nasıl birlikte düşündüklerine, mutfakta birbirlerine nasıl alan açtıklarına ve yemeği mekân, zaman ve ilişkiyle birlikte nasıl kurguladıklarına bakıyoruz.
Ahmet Rüstem Ekici × Hakan Sorar
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, sanatçı Ahmet Rüstem Ekici ve tasarımcı Hakan Sorar ile bir araya geliyoruz. İç mimarlık ve mühendislik geçmişlerini sanat ve teknolojiyle buluşturan ikili; beden, mimari ve optik algı üzerine çalışıyor, arkeolojik yüzey ve nesneleri dijital imgeleme teknikleri aracılığıyla yeniden yorumluyor.
Ahmet Rüstem ve Hakan ile farklı disiplinlerden gelen pratiklerinin ortak bir üretim alanında nasıl buluştuğunu konuşuyoruz. Malzeme, form ve düşünce üzerinden gelişen süreçlerinde birbirlerine nasıl alan açtıklarına; araştırma, deneme ve prototiplemenin üretimlerindeki yerine ve dijital ile fiziksel arasındaki ilişkiyi birlikte nasıl araştırdıklarına bakıyoruz.
Studio Mada
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Studio Mada’nın kurucu ortakları Ceren Özşahin ve Zeynep Tümertekin ile bir araya geliyoruz. Mimarlık ve iç mekân tasarımına odaklanan Studio Mada, projelerini mekânsal deneyim, malzeme ve bağlam arasındaki ilişkiler üzerinden geliştiriyor.
Ceren ve Zeynep ile Studio Mada’nın kuruluş sürecini ve ortak üretim pratiklerinin zaman içinde nasıl şekillendiğini konuşuyoruz. Proje geliştirirken üstlendikleri rollerden birlikte düşünme ve karar alma biçimlerine uzanarak, farklı bakış açılarının ortak bir mekânsal ve tasarımsal dile nasıl dönüştüğüne bakıyoruz.
Onur Hamilton Karaoğlu × Zinnure Türe
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, performans sanatçısı ve yönetmen Onur Hamilton Karaoğlu ile oyuncu, yönetmen ve sanatçı Zinnure Türe ile bir araya geliyoruz. Tiyatro, performans ve farklı sanatsal disiplinler arasında üretim yapan Onur ve Zinnure’nin birlikte çalışma hikâyesi, Atış Serbest ile başlayarak yaklaşık 15 yıla yayılan uzun soluklu bir yaratıcı ilişkiye dönüşüyor.
Onur ve Zinnure ile Atış Serbest ile başlayan ortak üretim süreçlerinin yıllar içinde nasıl geliştiğini ve dönüştüğünü konuşuyoruz. Sahne ve performans üzerinden birlikte üretmenin yöntemlerine, farklı disiplinlerin çalışma süreçlerine nasıl dahil olduğuna ve uzun süreli bir yaratıcı ilişkide değişen roller ile üretim biçimlerine bakıyoruz.
Mercado
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Mercado’nun kurucu ortakları Tuna Mert ve Yağız Genç ile bir araya geliyoruz. Lizbon’daki Mercado da Ribeira’dan ilhamla ortaya çıkan dijital “Mercado” fikri, zaman içinde farklı disiplinlerden tasarımcı ve sanatçıları bir araya getiren bir platforma dönüşüyor. Mercado, tasarım ve sanat arasındaki karşılaşmalara alan açarken farklı üreticileri ve pratikleri ortak bir çatı altında görünür kılıyor.
Tuna ve Yağız ile Mercado fikrinin ortaya çıkışından dijital bir platforma dönüşmesine uzanan süreci, birlikte çalışma biçimlerini ve platformun kürasyon yaklaşımını konuşuyoruz. Tasarımcı ve sanatçılarla kurdukları ilişkiler üzerinden topluluk oluşturmayı, dijital ortamda işbirliği geliştirmenin dinamiklerini ve bu ilişkilerin nasıl sürdürülebilir hâle geldiğini ele alıyoruz.
Aslı Togay × Zeynep Serdengeçti
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, kişiye özel çiçek tasarımcısı Aslı Togay ve moda tasarımcısı Zeynep Serdengeçti ile bir araya geliyoruz. Uzun yıllardır kumaş çiçek üzerine çalışan Aslı Togay, couture üretim alanındaki pratiğiyle farklı moda tasarımcılarının koleksiyonlarına katkıda bulunuyor. Sosyoloji eğitiminin ardından moda tasarımına yönelen Zeynep Serdengeçti ise 2017’de kurduğu markasında klasik formları işlevsel ve özgün detaylarla yeniden yorumluyor.
Aslı ve Zeynep ile el işçiliği, couture üretim ve moda pratiğinin kesişiminde gelişen uzun soluklu işbirliklerini konuşuyoruz. Malzeme bilgisi ve ustalığın tasarım sürecindeki yerinden birbirlerinin üretim alanlarına nasıl dahil olduklarına uzanarak, zanaat ile çağdaş tasarım arasında kurdukları ilişkiye ve birlikte üretirken birbirlerine açtıkları alana bakıyoruz.
Mono Earth
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Mono Earth’ün kurucu ortakları Can Cumalı ve Çağlar İşbilir ile bir araya geliyoruz. Kapadokya’da başlayan ortak üretimlerini Mono Earth’e dönüştüren ikili, toprağı mimarlık, sanat ve tasarımın kesişiminde bir üretim malzemesi olarak ele alıyor. Toprağı nesnelere, yerleştirmelere ve mekânsal uygulamalara dönüştüren Mono Earth, aidiyet, dokunsallık ve katmanlaşma kavramlarını üretim pratiğinin merkezine yerleştiriyor.
Can ve Çağlar ile Kapadokya’dan Mono Earth’e uzanan süreci, birlikte üretirken geliştirdikleri rol paylaşımını ve toprakla çalışma yöntemlerini konuşuyoruz. Malzemeyle kurdukları ilişkiden mekânsal ve nesnesel üretimlerine uzanarak, uzun vadeli bir yaratıcı ortaklığın ortak bir tasarım dilini nasıl şekillendirdiğine bakıyoruz.
border_less
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, border_less’ın kurucu ortakları Huo RF ve Melek Gençer ile bir araya geliyoruz. Rampa Galeri’de başlayan birlikte çalışma süreçlerini border_less’a taşıyan ikili, farklı coğrafyalardan sanat üretimlerini ve sanatsal ifade biçimlerini bir araya getiren bağımsız bir çevrimiçi platform oluşturuyor.
Türkçe ve İngilizce başta olmak üzere farklı dillerde yayın yapan border_less, sanatçı ve yazarlara alternatif bir alan açarken yeni içerik üretimini destekliyor ve bağımsız bir sanat arşivi oluşturuyor. Huo RF ve Melek ile Rampa Galeri’den border_less’a uzanan ortaklıklarını, platformun zaman içinde genişleyen yapısını ve yayıncılık üzerinden sanatçılar, yazarlar ve farklı coğrafyalar arasında kurdukları ilişkileri konuşuyoruz.
Studio Blai
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Studio Blai’nin kurucu ortakları Aysel Abasova, Doruk Yıldırım ve Tolga Kalcıoğlu ile bir araya geliyoruz. Bilgi Üniversitesi’nde başlayan, Barselona’daki IAAC’de gelişen ortak üretim süreçlerini Studio Blai’ye dönüştüren üçlü, şehirdeki plastik atıkları uzun ömürlü ve nitelikli tasarım projelerine dönüştürmek üzerine çalışıyor.
Aysel, Doruk ve Tolga ile birlikte üretme süreçlerinin Studio Blai’ye nasıl evrildiğini ve atık plastiği bir tasarım malzemesi olarak ele alma biçimlerini konuşuyoruz. Studio Blai’nin üretimleri üzerinden geri dönüşüm, döngüsel tasarım ve tasarımın kent ölçeğinde bir geri dönüşüm ekosistemi oluşturmadaki rolüne bakıyoruz.
AB+
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, AB+’ın kurucu ortakları Arek Qadrra ve Berka Beste Kopuz ile bir araya geliyoruz. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde başlayan ortak üretim süreçlerini zamanla AB+ çatısı altında sürdüren Arek ve Beste, farklı deneyim ve yaklaşımlarını ortak bir tasarım pratiğinde buluşturuyor.
Bölümde üniversite yıllarında başlayan birlikte üretme deneyimlerinin AB+’ın kuruluşuna nasıl evrildiğini, ortak çalışma biçimlerini ve yaratıcı süreçlerinde birbirlerine nasıl alan açtıklarını konuşuyoruz. AB+ üzerinden, uzun süreli bir yaratıcı ortaklığın zaman içinde nasıl geliştiğine ve ortak bir üretim dilinin nasıl oluştuğuna bakıyoruz.
Kapka
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Kapka’nın kurucu ortakları Bilge Ertem, Saime Mecikoğlu ve Sibel Şenil Domaniç ile bir araya geliyoruz. Farklı mesleki deneyimlerden gelen üç arkadaşın ortak bir fikir etrafında buluşmasıyla kurulan Kapka, çocukluklarının kalabalık ve renkli sofralarından yola çıkarak geleneksel emaye üretimini çağdaş bir tasarım diliyle yeniden yorumluyor.
Bilge, Saime ve Sibel ile Kapka’nın ortaya çıkış hikâyesini, üç ortaklı bir yaratıcı yapıyı nasıl yürüttüklerini ve farklı deneyimlerin markanın gelişimine nasıl katkıda bulunduğunu konuşuyoruz. Emayeyi markanın merkezine yerleştirme kararlarından üretim süreçlerine, Kapka’nın farklı marka ve yaratıcılarla gerçekleştirdiği işbirliklerine uzanan pratiğine yakından bakıyoruz.
Informal Project
Creative Collaborations’ın bu bölümünde, Informal Project’in kurucuları Gökçe Genç ve Erman Yılmaz ile bir araya geliyoruz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım bölümünde başlayan ortak üretimlerini 2017’de Informal Project’e dönüştüren ikili; tipografi, görsel kimlik, editoryal tasarım ve görsel iletişim alanlarında çalışıyor.
Gökçe ve Erman ile tanışmalarından stüdyonun kuruluşuna uzanan süreci, birlikte çalışma biçimlerini ve tasarım pratiklerini konuşuyoruz. Farklı disiplinler ve aktörlerle kurdukları ilişkiler üzerinden, işbirliğinin stüdyo pratiğindeki yerini ve ortak üretim süreçlerinin nasıl şekillendiğini ele alıyoruz.
GRIYER
Notes of a Raindrop
Gelgit
border_less ArtBook Days× × SALT
Garp Sessions
Pley Studio
Postane
Salon Alper Derinboğaz× × Reflect Studio
PostOfis
Marmara Belediyeler Birliği× × Superpool
Studio Nesne
Markus
Ahmet Rüstem Ekici× × Hakan Sorar
Studio Mada
Onur Hamilton Karaoğlu× × Zinnure Türe
Mercado
Aslı Togay× × Zeynep Serdengeçti
Mono Earth
border_less
Studio Blai
AB+
Kapka
Informal Project